Advert
Advert
- Kadın hakları diye ortalığı inletenlerin Erdoğan’a bir cevabı var!
Av. Melis Söylemez

- Kadın hakları diye ortalığı inletenlerin Erdoğan’a bir cevabı var!

Müttefiki ABD’nin, eş başkanı olduğunu söylediği Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında başlayan savaşlarda milyonlarca kadın evsiz kaldı, yurtlarından göç etmek zorunda kaldı, tecavüze uğradı, hayatını kaybetti.

 

Bütün bunlar Erdoğan, “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” derken oldu. Üstelik iktidarıyla uygun adım yaşamaktan rahatsız olmayanlar ile bu yolda da beraber yürüdüler. “Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek” diyen bakanı da oldu, “Kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor” diyen yöneticisi de, “Ben şeyciyim. Erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın” diyen şarkıcısı da…

 

Resmi ideolojisinin yansıması olanlar, kamusal görünürlüklerini elde ettiklerinde, kadınlar toplumda kendi biçtiğin rol içinde hapsolacak,  sadece “anne ve eş” olarak yaşayacak sandı ama yanıldı.

 

Evrensel saydığımız tüm hukuki metinlerde “kadın ve erkek tüm insanların eşit olduğu” yer alır. Eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkı olan “kadının insan hakları” bununla sınırlı değildir. Kadının ekonomik ve siyasal hakları, eğitim hakları erkeklere tanındığı kadar kadınlara da tanınmalıdır.

 

Kadının yaşamdaki rolü annelikten ibaret değildir, kadının görevi “gelecek nesilleri yetiştirmek ve aile içinde mutluluğu sağlamak” değildir.

 

Kadınlar, dün bir kez daha “kadına kadın olduğu için şiddet uygulayanları” lanetleyerek, erkeğin kadın üzerinde mülkiyet hakkının olduğu gerici yaklaşımı aklamaya çalışan Erdoğan’ın öldürülen Münevver Karabulut’un ardından "kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya” dediğini unutmadı.

 

Kadının telefonunda çok sayıda erkek telefon numarası kayıtlı olduğu için suçlu ilan edildiği mahkemeler skandal kararlara imza atarken, “Dekolte ile karşılaşmak da bir tacizdir; erkekleri değişik derecelerde rahatsız eder” diyen ucube, iktidarının kanadı altına saklandı.

 

Erdoğan, “Özellikle Güneydoğu’da akıl baliğ (ergen) olan kız çocuklarını aileler okula göndermiyor. Açık lise bunun için” dediğinde ve okula başlama yaşını beşe düşürerek kız öğrencilerin ergenliği bitirmeden ortaöğretimden mezun etmek istediğinde, hayatın her alanında kadınları pasifize ederek, evde oturmasını meşru kılan argümanlarına kılıfı da hazırlamış oldu.

 

Kadınların politikada, çalışma saatleri nedeniyle zorluk yaşadığını söyleyen Erdoğan, bugün bir ilki daha yaşatarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde AKP Çanakkale İl Başkanı'nı istifaya zorlayarak erkek egemen siyasetini sürdürmek isterken, biz kadınlar, haksızlığa haksızlık, yalana yalan demekten geri durmayacağız. Kadınlara özgürlük demeye devam edeceğiz. Kadının insan hakları diye yeri göğü inleteceğiz!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Danıştay üyesinden 'cemaat' paylaşımı
Danıştay üyesinden 'cemaat' paylaşımı
Danıştay hukukçu kadrolarına mülakat zorunluluğunu iptal etti
Danıştay hukukçu kadrolarına mülakat zorunluluğunu iptal etti