İvme Hareketi: Yalana, talana, dolana karşı demokrasi ittifakı

CHP’li gençler seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere 22 Temmuz Pazar günü İstanbul MMO ‘da bir toplantı gerçekleştirdi. “İVME toplantısı” adı verilen toplantıda Türkiye’nin yeni yönetim sistemi, yeni sistemde muhalefetin yolları ve bir araya gelmenin ilkeleri başlıkları altında değerlendirmeler yapıldı.

İvme Hareketi: Yalana, talana, dolana karşı demokrasi ittifakı

“Patron-Cumhurbaşkanlığı” ve Faşizm Vurgusu

Dünya’da siyasi modellerle ilgili sunumun gerçekleştirildiği oturumda 16 Nisan 2017 anayasa referandumunun meşruiyeti henüz tartışmalı iken 24 Haziran’da Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimine gidilmesinin tartışmalı seçim sonuçlarının kabullenilmesi olduğunun altı çizildi. Yeni rejim yürütmenin artık seçilmiş milletvekilleri aracılığılı ile değil atanmış profesyonel yöneticiler, şirket sahipleri aracılığı ile gerçekletirileceği “Patron Cumhurbaşkanlığı” sistemi olarak tanımlandı.

Muhalefetin seçim gündeminin seçim güvenliğine odaklandığı ancak seçimlerin sonuçlarının OHAL ortamında yaşanan açık faşizm ile çok önceden manüpüle edildiği vurgulandı. Yeni sistemde devlet ve halk kavramlarının yeniden tanımlanacağı  “Devlet ve halk kavramı bu sistem ile AKP ajanda ve tehdit algılarına göre yeniden tanımlanacak ve güncellenecek, her tehdit görülen yapı karşısında devletin tanımı değişecek ve halk buna göre konumlanacak, böylece anayasal toplumsal sözleşme ortadan kaldırılmış olacaktır” şeklinde yorumlandı.

Yerel Seçimler Ve Tutarlılık

%50+1 ‘e ulaşmanın kriter haline geldiği vurgulanarak toplum nezdinde partinin tutarlılığı ve güvenilirliğinin arttırması için özellikle taşeron politikası ile çelişen mevcut uygulamaların bir an önce parti belediyelerinde acilen sonlandırılması, belediyelerin bütçelerinin denetlenmesi ve şeffaflık içinde ilan edilmesi çağrısında bulunuldu.

Bağımsız ve Genç Adaylar

Belediyelerin meclisleri aktifleştirilmesi, katılımcı parlamenter sistem yerelden güçlenmesinin önemi vurgulanırken yerel seçimlerde sol ve sağda ittifak çalışmalarının bir yerel yönetim sistemi ilkeleri ortaya konarak yapılması gerektiği, ittifakın mümkün olmadığı tüm yerellerde gençleşme, değişim ve yeni siyasi kadroların üretilmesi için hem başkan adayları, hem meclis adayları için genç adaylar gösterilmesi gerektiği yorumları yapıldı.

Katılımcı Parlamenter Demokrasi Vurgusu

Momentum hareketinin incelemesinin yapıldığı, bir milyon yeni üye yapılması için mevcut şartlar ve kampanyaların değerlendirildiği son oturumda katılımcı, parlementer demokrasinin sonuna kadar savunulması, halkın siyasete katılımın arttırılması, üyelerin parti yönetiminde daha etkin ve demokratik katılımının sağlanması için parti tüzüğünü “ama”sız “veya”sız tam demokratik hale çağrısı yapıldı.

SONUÇ METNİ

Sistem Değişikliği ve Patron-Cumhurbaşkanlığı Sistemi

16 Nisan 2017 anayasa referandumunun meşruiyeti henüz tartışmalı iken,  yeni anayasal sistemi meşrulaştırmak için erken seçim kararı alındı.

24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimde, ana muhalefet partisi odak noktasına maalesef ki sandık güvenliğini almıştır. Oysaki OHAL koşullarında seçim yapılmasının, propaganda özgürlüğü ve eşit kampanya yapma olanaklarının olmaması, kamu ve özel sektörün KHK‘larla şekillendirilmesi, yurttaşların fişlenmesi gerçeği seçim güvenliği tartışmalarının gerisinde bırakmıştır. Daha sandık kurulmadan, seçim kararı alınmadan yaratılan ortam ve koşullar, seçimin sonucunu çok önceden manipüle etmiştir. Bu faşist ortamda yapılan seçimlerin 1936 Almanya seçimlerinden farkı yoktur..

“Atı alan Üsküdar'ı geçti”, “AKP kaybetti, CHP kazandı” açıklamaları dışında seçim sonuçlarına toplumsal muhalefet yaratılmaması ve mevcut koşulda muhalif tutumun oluşturulmaması Türkiye’nin rejim değişikliğine sürüklenmesine neden olmuştur. .

Yeni dönemde iktidar alternatifi olmak ve toplumsal bir mücadele vermek için öncelikle yeni yönetim sisteminin yeni rejimin analiz edilmesi bir zorunluluktur.

Yeni sistemde meclis, anayasa mahkemesi yasa yapan denetleyen kurumlar hala var olmakla birlikte içi boşaltılmış ve işlevsiz hale getirilmiştir.

Faşizm ülkede demokrasi varmış gibi yaparak yurttaşları demokratik bir sistem simülasyonu içinde yaşatmaktadır.

Artık yürütme seçilmiş milletvekilleri aracılığı ile değil atanmış profesyonel yöneticiler, şirket sahipleri aracılığı ile yönetilecektir. Bu sistem “Patron Cumhurbaşkanı” modelidir, bakanlarsa Cumhurbaşkanının direktiflerini kılıfına uydurmak üzere atanmış personelleri olacaktır!

Bu sistemde bir toplumsal sözleşme ile gelen “Devlet” ve “Halk” kavramından uzaklaşmaktayız. AKP’nin her tehdit algılamasında değişerek yeniden tanımlanacak, her tehdit görülen yapı karşısında devletin tanımı değişecek ve halk tanımı buna göre konumlandırıldığı öngörülmektedir.

Bu ortamda mecliste muhalefet imkanı ortadan kaldırılmıştır. Bir toplumsal dayanışma ve mücadeleye ihtiyaç duyulmaktadır.

Bugün Türkiye’ye dayatılan sistem, Patron cumhurbaşkanlığı, 12 eylül askeri faşizminin ürünüdür. Bu süreç yıllar içinde gerçekleşen, son yıllarda artan, demokratik olmayan anayasa değişikliği, torba yasalarla, KHK’larla dönüştürülüp yıllar içerisinde tamamlanmış bir rejim değişikliğidir. Toplum zamanla kültürel olarak tek adam rejimine alıştırılmıştır.

50+1

Sistem siyasal iktidar olmak için tek adamın %50’nin üzerinde oy alınması zorunluluğunu dayatmaktadır. Ancak tarih göstermiştir ki toplumsal dayanışmasız her yönetim ülkeyi kaosa sürüklemiştir.

Yeni sistemin yönelimi laik/üniter/demokratik cumhuriyetten, teokratik/üniter/totoliter devlet yapısına doğru gitmektedir.

Bu sistem karakterinde seçim fetişmini taşımaktadır. Seçmenin yalnızca beş yılda tüm yetkiyi Cumhurbaşkanı’na devretmesi ile meşrulaşacak ilkel bir sistemdir.

Paydaşlık, yurttaşlık kavramları belirsizleşmiş, tüm ötekiler dışlanmış, güç tekelleşmiştir. Bu sistem parlamanter sistemin paydaşları olan muhalefet partileri, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörü tüm süreçlerin dışında bırakmıştır.

Çoğulcu değil çoğunlukçudur. Tüm sorumluluk cumhurbaşkanına aittir.

Önerimiz  “Yalana, talana, dolana karşı demokrasi ittifakı“

Tek adam patron-cumhurbaşkanı başarısız politikaların tek sorumlusu olacaktır. Gerçek sorumlunun ifşası muhalefetin ajandasını oluşturmalıdır.

KHK’lar yeni sistemde cumhurbaşkanı kararnamasi olarak devam edecektir.  Daha önce çıkartılan KHK’lar 3 ay içinde meclisten getirilmesi gerekiyordu. Bu durum sistemin açığı olabilir. Muhalefet bunun takipçisi olamadır.

İktidarda olmadan elde edilen kazanımlar ve proaktif mücadeleler, iktidarı köşeye sıkıştıracak eylemler süreklilik içinde devam ettirilmeli, başarı hikayeleri yazılmalıdır. İyi parti ve SP ile yapılan ittifak devam ettirilmeli, sağda ve solda ittifakların yolları aranmalıdır. Ancak her süreçte toplumsal katılımcılık ve dayanışma oluşturulmalıdır. Toplumsal damarlardan uzak lobi odalarındaki ittifaklar başarısız olmaya mahkumdur.

Yerel seçimler, sol siyasetin yerellerde halkla buluşacağı alan olarak kısa vadede bir fırsat olarak görülmelidir. Önümüzdeki yerel seçimler muhalefet için kaldıraç olabilir.

Partiler için yerel seçimlerde ittifak söz konusu olabilecek ise tüm belediyeler değerlendirilmeli, bir yerel yönetim sistemi ilkeleri ortaya konarak bağımsız adaylar gösterilmelidir. Belediyelerin meclisleri aktifleştirilmeli, katılımcı parlamenter sistem yerelden güçlenmelidir.

Yalana, talana, dolana karşı demokrasi ittifakı oluşturulmalıdır!

“Toplumda Güvenilirlik Arttırılmalı”

Hep bizden alınanlara karşı çıktık. Tembel, muhafazakar ve statükocu siyaset yaptık. Öncelik olarak özeleştirimizi vermeliyiz.

Bu süreçte %50+1 ‘e ulaşmanın kriter haline geldiği süreçte toplum nezdinde tutarlılık ve güvenilirlik arttırılmalıdır. Özellikle taşeron politikası ile çelişen mevcut uygulamalar bir an önce parti belediyelerinde acilen sonlandırılmalıdır.

Belediyelerin bütçeleri denetlenmeli ve şeffaflık içinde ilan edilmelidir.

Parti kadın ve gençlere güvenmelidir. Gençleşme, değişim ve siyasi kadroların üretilmesi için ittifakın mümkün olmadığı tüm yerellerde hem başkan adayları, hem meclis adayları için genç adaylar gösterilmelidir. Partide var olan kadın ve gençlik kotaları adaylıklar içinde uygulanmalıdır.

Hem bakanlar hem de yerel yönetimler için komisyonlar aracılığı ile siyasi kadroların örgütlenmeli, gölge yönetimler acilen oluşturulmalıdır.

Bir Araya Gelmenin İlkeleri

Türkiye AKP’den ibaret değildir! Seçim sonuçlarına göre toplumun %49’ı yeni rejimi reddetmekte, farklı bir sistem talep etmektedir. Bu düzenle birlikte eski düzenden kalan 12 Eylül’ün mirası çarpık, antidemokratik parlamenter sistemi de reddediyoruz. Çoğulcu, katılımcı parlamenter sistemi, gerçek demokrasiyi programımızda ön sıraya yerleştiriyoruz.

Parti içi kişiler üzerinden yapılan sığ hizipleşmeler insanlarda biraraya gelmenin yaftalanmaya yol açacağı endişesini arttırıyor ve üyeleri parti içinde yalnızlaştırıyor. Partililerin tarihsel misyon çerçevesinde ilkeler etrafında birbiri ile ittifakı kurgulamalıyız.

Homojen bir CHP, homojen bir muhalefet yok. Birlikte yürümek için ilkelerimizi tartışmalıyız. İktidar sürecinin önündeki tüm engelleri kaldırmak için biz kimiz sorusunu sorarak kendimizi yeniden tanımlamalıyız.

Teknolojinin getirdiği iletişim kanallarının tamamı kullanılmalı, iletişim platformları etkin biçimde kullanmalı bir araya gelmenin yollarını arttırılmalıdır.

Demokrasi için mücadele eden herkesi, tek sesliliğin olmadığını, canlı ve enerjik tutmak gereklidir. Toplumu ne kadar canlı tutarsak toplumdan o kadar beslenebiliriz. Bir milyon yeni üye yapılması için mevcut şartlar ve kampanyaları değerlendirmeliyiz.  Siyasete katılımı arttırılmalı, üyelerin parti yönetiminde daha etkin ve demokratik katılımı sağlanması için parti tüzüğünü “ama”sız “veya”sız tam demokratik hale getirmeliyiz.

 

chp ivme akp genç hareket
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konsensüs'ten İstanbul için seçim anketi
Konsensüs'ten İstanbul için seçim anketi
Tacizi protesto eden öğrencilerden 15’ine uzaklaştırma cezası
Tacizi protesto eden öğrencilerden 15’ine uzaklaştırma cezası