ALS'nin tedavisi mümkün

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu, ALS hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.

ALS'nin tedavisi mümkün

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu halk arasında ALS olarak Amyotrofik Lateral Skleroz hastalığına dair açıklamalarda bulundu. İdrisoğlu, omurilik ve beyin sapındaki hücrelerin ölmesi sonucu kas zayıflığına, solunum ve yutma güçlüğüne, sakatlığa ve sonuç olarak da ölüme yol açan ciddi bir nörolojik hastalık olan ALS'nin son yıllarda geliştirilen ve hastalara umut olan ilaç ve tedavilerle kontrol altına alınabilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.

İdrisoğlu, ALS'nin aynı zamanda motor nöron hastalığı olarak da anılan, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronlar) kaybından ileri gelen bir hastalık olduğuna değinen İdrisoğlu, söz konusu hücrelerin kaybının kaslarda güçsüzlük ve erimeye yol açtığını ve hastalığın tam bilinen bir nedeni olmadığını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Sigara içenlerin, ağır metallere maruz kalan işçilerin, yağlı boya ile çalışan kişilerin, futbol ve beyzbol gibi sporlarda bedenlerine çok fazla yüklenen sporcuların, hormonlu gıdalarla beslenenlerin bu hastalığa yakalanma olasılığı artıyor. ALS, ayak-kol kaslarının seyirmesi ve kramplarıyla veya konuşma, yutma güçlüğüyle başlıyor. Kişi zamanla kas fonksiyonlarını tamamen kaybediyor. Hareket edemiyor, yatağa bağımlı oluyor, konuşamıyor, nefes alamıyor. Tüm bu süreçte hasta bilincini kaybetmiyor. Her şeyi anlıyor ama sadece gözleriyle tepki verebiliyor. En çok 40-60 yaş arasında ortaya çıkıyor. Erkeklerde kadınlara oranla 2 kat daha fazla görülüyor. Tüm dünyada yetim hastalık sınıfında yer alan ALS'ye Türkiye'de her yıl ortalama bin 500 kişi yakalanıyor. Ülkemizde toplam 10 bine yakın ALS hastası var. ALS hastalarının yüzde 10'u genetik, bunların da yarısı ailesel geçiş gösteriyor."

'EN UZUN YAŞAYAN ÖRNEĞİ STEPHEN HAWKING'

Son yıllarda ALS hastalığından sorumlu pek çok gen bulunduğuna işaret eden İdrisoğlu, ALS hastaları içinde 15-20 yıl yaşayanlar olduğunu ve dünyada en uzun yaşayan ALS hastasının Stephen Hawking olduğunu kaydetti.

İdrisoğlu, günümüzde yeni tıbbi tedaviler ve iyi bir tıbbi bakımla hastaların yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitelerini artırmanın mümkün olduğunu belirterek, şunları aktardı:

"ALS hastalarına umut olacak yeni bir ilaç da FDA tarafından onaylandı. Bu ilaç, serbest radikalleri tutan ve farklı bir versiyonu beyin kanaması hastalarında kullanılmış bir ilaç ve ilacın, heterojen bir popülasyonda ALS hastalarında hastalığı yavaşlatmasını hatta durdurmasını sağladığı gösterildi. İlaç, ilk önce Japonya'da onaylandı ve geçen sene de Amerika'da onaylanarak hastalara verilmeye başlandı. İlaç tedavisine ek olarak, multidisipliner bir yaklaşım ile hastaların iyi bir biçimde bakımlarının yapılması ve takipleri de yaşam süresini etkileyen önemli bir faktör. Hastalar daha çok solunum ve yutma problemleri nedeni ile kaybediliyor. Bu yüzden nörolog, fizik tedavi doktoru, fizyoterapist, solunum terapisti, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı ve hemşireden oluşan bir ekip yaşam süresi ve kalitesini artırmak amacı ile koordine olarak çalışmalıdır."

 

als stephen hawking tedavi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Londra’da 'Yokoluş İsyanı'
Londra’da 'Yokoluş İsyanı'
Berat Günçıkan hayatını kaybetti
Berat Günçıkan hayatını kaybetti