Röportaj | SODEV Başkanı Babür Atila: 'Ulusalcılık' kavramının daraltıcı alanında siyaset üretmeye kalkışmak boşa bir çabadır

Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı Babür Atila, solun ve sosyal demokrasinin dini konuları bütünüyle siyasetin dışında tutması gerektiğini belirterek “Din konusu, siyasetin tamamen dışında bırakılması gereken bir olgudur. Nedeni ise basittir. Sağ siyaset ‘Din’ konusunu suistimal edecek her türlü taktiği uygulama konusunda son derece beceriklidir. Bu konuda onlarla yarışmaya kalmak, bizleri esastan uzaklaştırır.” dedi.

Röportaj | SODEV Başkanı Babür Atila: 'Ulusalcılık' kavramının daraltıcı alanında siyaset üretmeye kalkışmak boşa bir çabadır

Ufuk Emre Bektaş - Politik Kültür

OHAL koşullarında muhalefetin durağanlığını nasıl yorumluyorsunuz?

"ESAS MUHALEFET İNSANIN VİCDANINDA GELİŞİR VE KOŞULLARA GÖRE VÜCUT BULUR"

OHAL koşulları Türkiye’deki herkes için yeni. Tüm taraflar şartlara göre durum ve pozisyon belirliyorlar. Muhalefet denilen kavram salt siyasi partilerden, demokratik kitle örgütlerinden, sendikalardan, sivil toplum kuruluşlarından, derneklerden oluşmaz. Başarılı muhalefet söylemi de alışılagelmiş “kalıp” tanımlamalardan biridir. Türkiye’nin bugün içinden geçtiği sürecin bir benzeri yaşanmış mıdır? Aynı şartlarda başarıya ulaşmış muhalefet örnekleri mevcut mudur? Esas muhalefet insanın vicdanında gelişir ve koşullara göre vücut bulur. Türkiye’de demokrasiye ve insan haklarına inanan insanların da yaptığı şu anda budur. Muhalefet denilen şey bugünün Türkiye’sinde bir dip dalgadır. Durağanlık kelimesi biraz da nereden baktığınızla alakalıdır. Suyun altına bakılması ve ülkemizin geleceğinin sağlıklı bir şekilde inşa edilebilmesi için bu dip dalgaya çok dikkat verilmesi gerekmektedir.

Yaşamın her alanında iktidarın baskısının artıyor olmasını muhalefetin zayıflığıyla ilişkilendirebilir miyiz?

"MUHALEFET TÜM MEŞRU ZEMİNLERDE EKSİĞİYLE, FAZLASIYLA MÜCADELE VERİYOR"

Hayır. İktidarın baskısının artması, iktidarın tercihidir. Muhalefet tüm meşru zeminlerde eksiğiyle, fazlasıyla ve kabiliyetleri ölçüsünde mücadele veriyor. Sokağa çıkabilen çıkıyor, oy sandığını koruyabilen koruyor, sosyal medyada tepkisini dile getiriyor, bazen korksa da başka mecralarda konuşuyor. Bu mücadeleye “güçlü veya zayıf” diye tanımlamalar yapmak toptancı bir yaklaşım olur. Hepsi değerlidir.  İnsan denilen yaratık milyonlarca yıldır tüm zorlukları aşmada “akıl” denilen kabiliyetini kullanmıştır. Akıl da zor altında çok daha yaratıcı sonuçları ortaya koymuştur. Bugün yaşanan bilek gücü mücadelesi değil, daha karizmatik liderlerle halkın gözünü boyama tiyatrosu değil, bugün yaşanan bu topraklardaki rönesansın doğum sancılarıdır. Gün, gerici baskının akla, sanata, felsefeye, güzel ve estetik olan tüm edinimlere saldırırken, bizlerin üretmeye, düşünmeye ve akıl gücüyle direnmeye devam etmemizin günüdür.

Olası bir halk hareketine, gelişebilecek bir toplumsal reflekse sosyal demokrasinin ve sosyal demokratların öncülük edebileceğini düşünüyor musunuz?

Sosyal Demokrasi geleceğin dünyasını nasıl inşa edileceği konusuna odaklanmalıdır. Türkiye’nin ihtiyacı budur. Bir gelecek projesi, stratejisi, tasavvuru oluşturduğunuz takdirde, toplumsal bir önderlik noktasında sözünüz olur. Nasıl bir ekonomi, nasıl bir kalkınma stratejisi, nasıl bir eğitim seferberliği, nasıl bir sağlık politikası ve hangi kadro?  Esas olan bu soruların cevaplarını modellendirmek ve nasıl uygulanacağını somut olarak ortaya koymak. “Yarın iktidara geldiğimizde, bu işleri planlar, yaparız, önemli olan bugünü kurtarmak, tribünlere oynamak” anlayışıyla şekillenen bir siyaset anlayışı çözüm değildir. Neyi, nasıl yapacağını şekillendirmeyen, planlamayan hareketlerin durumu daha da karmaşıklaştırmaktan öte faydaları yoktur.

 

Sosyal Demokrat ve Sosyalist partiler Avrupa’da kısmen de olsa yükselirken Türkiye’de geriliyor diyebilir miyiz? İngiltere’de kazanıp, Almanya’da koalisyon ortaklığına devam ederken Türkiye’de gelişme kaydedememesinin önündeki engeller nelerdir?

"ULUSALCILIK KAVRAMININ DARALTICI ALANINDA SİYASET ÜRETMEYE KALKIŞMAK BOŞA BİR ÇABADIR SOSYAL DEMOKRATLAR İÇİN"

Sosyal Demokrat Partiler derken hepsini ortak bir kümenin üyeleri gibi düşünmemek lazım. Her partinin, ülkelerinin koşullarına göre birbirlerinden çok farklı tecrübeleri bulunmaktadır. Dayandıkları taban, beslendikleri yan ideolojiler, tarihsel birikimleri ve rakiplerinin konumu, her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirebilir. Burada esas olan, Sosyal Demokrasi, kendi evrensel ilkelerinden sapmadığı sürece bir şekilde toplumun ihtiyaçlarına çare olacağıdır. Sovyetler Birliği sonrasında, liberalizmin ve üçüncü yolun bataklığına sürüklenen sosyal demokrat hareketler, eski fabrika ayarlarına dönmeyi becerebildikleri ölçüne, toplumun dertlerine şifa olabilir. Burada kast edilen eski metodları uygulamak değil. Esası, yani emeği, barışı, adaleti, özgürlüğü, insan haklarını “Amasız, Ancaksız” savunmanın siyaseti her koşul altında, farklı metotlarla üretilebilir. Bugün İngiltere’deki pozitif rüzgar da budur. Almanya ise son derece çalkantılı. Türkiye’de sosyal demokrat siyaset, 1970’ler ve 1989’da, evrensel ilkelerine dayanan politikaları topluma vaat etmesi sonucunda başarılı olmuştur. Yazın evrensel ilkelerinizi alt alta ve doldurun yanlarını. Ve sonra çıkan sonucu Türkiye’de uygulanan “Sosyal Demokrasi” adı altındaki politikalarla karşılaştırın. Son yirmi yıla baktığınızda ne yazık ki birçok noktada alakasızlıklar, sapmalar ortaya çıkacaktır. Örneğin “Yurtseverlik” kavramının kapsayıcılığı üzerine tüm ülkeyi kucaklayıcı bir siyaset inşa etmek mümkün iken, “Ulusalcılık” kavramının daraltıcı alanında siyaset üretmeye kalkışmak boşa bir çabadır sosyal demokratlar için. Ekonomide devletin etkin ve etik denetim mekanizması geliştirmesi üzerine geliştirilecek bir piyasa politikası, beşeri kalkınma üzerine eğilen bir kamuculuk, sağlık ve eğitimin tüm yurttaşlara nitelikli ve bedelsiz bir kamu hizmeti olarak sağlanmasının bir zorunluluk olduğu bilinci üzerinden hareketle oluşturulacak bir halkçılık, sanat ve bilim ekseni kuvvetlendirilerek sağlanan sürekli bir kalkınma stratejisi. Bütün bunlar sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri temelinde şekillendirilebilecek politikalar. Bununla birlikte “Din” konusu, siyasetin tamamen dışında bırakılması gereken bir olgudur. Nedeni ise basittir. Siyaset dünyevi hayatın konusudur. Odaklanılması gereken esaslar, çözülmesi gereken sorunlar  reel dünyaya ait konulardır. Solun, sosyal demokrasinin din ile ilgili bir önermede bulunması, politika geliştirmesi sıfır toplamlı bir faaliyettir. Sağ siyaset ise “Din” konusunu suiistimal edecek her türlü taktiği uygulama konusunda son derece beceriklidir. Bu konuda onlarla yarışmaya kalmak, bizleri esastan uzaklaştırır. Halkın, milletin  değerleri diye yola çıkılacaksa, değer denilen kavramın sömürülmeyen emek, yenmeyen hak, aşağılanmayan insanlık onuru olduğunu kuvvetlice, sürekli olarak vurgulamalıdır.

2019 seçimlerinde CHP, HDP ve Hayır Bileşenleri arasındaki köprü görevini SODEV’in üstlenebileceği konusunda iddialar var. Bu konuya dair görüşlerinizi paylaşır mısınız?

"KÖPRÜLÜK GÖREVİ BAŞA EN BELA İŞLERDEN BİRİDİR"

Bu iddiaları yapanların kimler olduğunu merak ettim. Böyle bir şey söz konusu değil. Vakıf denilen yapılanmaların özüne aykırı bir şey bu. SODEV, Sosyal Demokrat bir kültür alanı oluşturulması, kamuoyu yaratılması üzerine faaliyet göstermektedir. Sosyal Demokrat siyaset anlayışının, ideolojinin geliştirilmesi yönündeki tartışmalara öncülük etmektedir. Bizim işimiz budur. Vakfımız günlük ve pratik siyaset yapmaz. Ayrıca köprülük görevi başa en bela işlerden biridir. Herkes üzerinizden geçer, siz ezildiğinizle kalırsınız. Kimseye tavsiye etmem.

 

POLİTİK KÜLTÜR

sodev babür atila sosyal demokrasi ohal chp hdp türkiye
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
nezahat temel     2018-02-21 cok dogru .bir gorus .baykal in basini birilerı bu yuzden yedi .hatta bu hastaligi bile bence suphe goturur
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konsensüs'ten İstanbul için seçim anketi
Konsensüs'ten İstanbul için seçim anketi
Tacizi protesto eden öğrencilerden 15’ine uzaklaştırma cezası
Tacizi protesto eden öğrencilerden 15’ine uzaklaştırma cezası