Polis kurşunuyla vurulmuştu, 'haksız tahrik' var dendi

Polis kurşunuyla vurulan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın ailesinin açtığı tazminat davasında 'haksız tahrik' gerekçe gösterilerek dava kısmen kabul edildi.

Polis kurşunuyla vurulmuştu, 'haksız tahrik' var dendi

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14 Ocak 2015’te evinin önünde oynarken özel harekat polisi M.N.G.’nin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın ailesinin Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı 350 bin liralık maddi ve manevi tazminat davasında mahkeme kararını açıkladı.

Mezopotamya Ajansı'ndan Ahmet Kanbal'ın haberine göre, davayı kısmen kabul eden mahkeme Kazanhan ailesine toplam 134 bin 202 lira madde ve manevi tazminata hükmetti.

'YÜZDE 42 ORANINDA HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ'

Mahkeme kararın gerekçesinde, Kazanhan davası sanığı M.N.G.’ye verilen “müebbet hapis” cezasına “haksız tahrik indirimi” yapılarak 13 yıl 4 aya indirilmesi nedeniyle tazminatta da yüzde 42 oranında indirim yapıldığını, belirtti.

‘MAHKEME OBJEKTİF YAKLAŞMADI’ 

Davanın uzun uğraşlar sonucunda kısmi olarak kabul edildiğini belirten Kazanhan ailesinin avukatı Av. Filiz Ölmez, verilen kararı istinaf ettiklerini belirterek, “Kazanhan’ın vurulduğu dönem Türkiye’de siyasi olarak olumlu gelişmelerin olduğu bir dönemdi. Provokasyon yapılmak amacıyla örgütlü bir şekilde istişare edildi." dedi.

Kazanhan davasının Kürt kentlerinde öldürülen çocukların davalarında ortaya çıkan uygulamalardan farklı olarak, “Bölgede ilk defa bir polis memurunun görevi başında iken işlediği bir cinayet nedeniyle tutuklu yargılanıyor” olması açısından önemli olduğunu dile getiren Ölmez, buna rağmen yetersiz bir cezalandırma olduğunu söyledi.

'NİHAT KUSURLU ATFEDİLDİ'

Tazminat davasında verilen kararın da aynı şekilde yetersiz olduğuna vurgu yapan Ölmez, “İdare Mahkemesi’nde esas alınan noktada maddi ve manevi tazminata hükmedilirken, Nihat Kazanhan’ın ‘kusurlu’ atfedilip, buna göre bilirkişi raporunun hazırlanmış olması mahkemenin objektif yaklaşmadığını gösteriyor. Biz tazminat davasını açarken, Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşanan çocuk cinayetlerinde emsal teşkil etmesini ve en azından bu cinayetlerin önünün alınabilmesi yolunda bir sonuç ortaya çıkmasını amaçlıyorduk. Ancak çıkan karara bakınca beklendiği gibi sonuçlanmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. Ölmez şunları belirtti:

“Bilirkişi raporunda, sadece anne ile babayı ve 1970 yılındaki verileri esas alarak, asgari ücret üzerinde verilebilecek bir tazminat miktarı belirlemeye çalıştı” diyen Ölmez, şöyle devam etti: “Ama bunu yaparken bile öyle bir hesaplama yaptı ki 3-4 yılık bir çalışma süresi öngörülmüş Nihat Kazanhan için. Bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz ettik. Çünkü iş kanununa göre bile işten çıkarılan bir işçinin 4 yıllık kıdem tazminatı ile 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın öldürülmesi birbirine eş değer tutulmuş durumda.

Devletin kendi kolluk görevlileri olduğu zaman bu tür durumlarla karşılaşılıyor. Yargılamanın da ne kadar nesnel ve objektif olduğunu bize hatırlatmış oluyoruz. Dolayısıyla verilen karar adil bir karar değil. İdare Mahkemesi tarafından uygun görülen tazminat miktarının düşük verilmiş olması, suça bulaşan kolluk kuvvetlerinin ödüllendirilmesiyle eşdeğerdir. Bu nedenle istinaf mahkemesine başvurduk. Eğer istediğimiz sonucu alamazsak, devamında iç hukuk yollarının tükenmesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceğiz. "

nihat kazanhan tazminat dava emniyet polis haksız tahrik
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Meteoroloji 'Kırbaç Kasırgası' için uyardı
Meteoroloji 'Kırbaç Kasırgası' için uyardı
Bursa’da bir kadın bir erkek tarafından yakılarak öldürüldü
Bursa’da bir kadın bir erkek tarafından yakılarak öldürüldü